Kategori | Genel

BASINA VE KAMUOYUNA 19.04.2011

Posted on 26 Nisan 2011 by admin

BASINA VE KAMUOYUNA

Yapılan çalışmalara göre ülkemizde ortalama yaşam süresi, bebek-çocuk, anne ölümleri, ölüm nedenlerinin hastalıklara göre dağlımı, hastalıklara göre yaşam yılı kayıpları gibi çok sayıda veri yönünden 87.sırada bulunmaktayız. Kişi başına düşen gelir, gelir ya da harcama dağılımında eşitsizlik, toplam sağlık harcamaları, kişi başına sağlık harcamaları, sosyal güvenlik harcamaları gibi verilerimiz kötü olmasına rağmen sorunların çözümüne yönelik adımlar atılmamaktadır.

Yaklaşık 8 yıldır uygulamaya konulan Sağlıkta Dönüşüm Programı, hizmeti veren biz sağlık çalışanlarını ve hizmeti alan halkımızı mağdur etmeye devam etmektedir. Giderek kötüleşen çalışma koşulları, güvencesiz çalışma biçimlerine zorlama, yapılan yasa, yönetmelik vb. düzenlemelerle yaratılan belirsizlik ortamı, yönetenlerin çalışanlara karşı hürmetsiz tutumu ve halka hedef gösteren söylemleri, sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet, kapıda bekleyen ve durumu daha da kötüleştirecek yasa tasarıları bizleri haklarımızı aramaya zorlamaktadır Sağlıkta dönüşüm politikalarının bir sonucu olarak, sağlık hizmetinde ciddi anlamda nitelik sorunu yaşanmaktadır. Hastanelerin ticarethane ve hastaların müşteri olarak algılandığı bir süreci yaşamaktayız. Performansa dayalı ücretlendirme ile çalışma ortamında hekim-hasta diyalogu bozulmuş, ekip çalışması ve sosyal dayanışma anlayışı zedelenmiş, anlamsız bir rekabete sürüklenen, etik olmayan uygulamaların yapılmasına sebep olan bir süreç başlamış bulunmaktadır.

.           Yıllardır karşı duruşlarımıza, 27 Şubattaki Bölge Mitingine, 25-30 bin sağlık çalışanının katıldığı 13 Marttaki Çok Ses Tek Yürek şiarlı büyük Ankara Mitingine rağmen sorunları görmemezlikten gelen ve mağduriyetleri daha da arttırmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Ancak bu eylemlilikler bizlerin kendimize olan güvenimizi daha da arttırdı, duygu ve düşüncede ortaklaşmamızı sağladı.

Değişim ve dönüşümü sağlayabilmek için örgütlü davranmak ve kenetlenerek birlikte hareket etmek oldukça önemlidir. Bunun en iyi örneğini 9 Eylül Tıp Fakültesi’ ndeki Asistan arkadaşların eylemi göstermiştir.

Hala sağlıktaki düzenlemeler yapılırken meslek odalarının, sendikaların, sağlık çalışanlarının, diğer siyasi partilerin ve halkın görüş ve önerileri alınmadan dayatmacı anlayışla hareket edilmektedir. Artık sağlıktaki kötü gidişata dur demenin zamanı gelmiştir.

Bizler;

Tüm vatandaşlarımızın katkı, katılım payı ödemeden sağlık hakkından faydalanmasını istiyoruz.

Hasta hekim diyalogunda anlama, anlaşılma ve karşılıklı özgüvenin gereği olarak anadilde sağlık hizmeti alma hakkına sahip çıkmak, mesleğimiz ve evrensel değerlerin gereğidir. Hastalara yaklaşımda dil, din, inanç, cinsiyet ve ırk ayırımı gözetilmeksizin en iyi bir şekilde hizmet vermeyi prensip edinmek en temel görevlerimizden biri olmalıdır. Anadilde sağlık hizmeti vermek, sağlığa erişimi nitelikli hale getirecek ve verimi artıracaktır.

Genel Sağlık Sigortası uygulaması ile ödenecek prime göre sağlık hizmeti sunumu amaçlayan ve sağlığı ticarileştiren bir sağlık sistemi yerine bizlerin ısrarla savunduğu herkesin eşit, ulaşılabilir nitelikli, ücretsiz ve anadilde sağlık hizmeti sunulmasını istiyoruz.

Tüm insanlarımıza kendisine ve çocuklarına insanca yaşam koşulları sağlayacak güvenceli gelir, çalışanların ise emekli olduktan sonra kimseye muhtaç olmadan yaşayabilecekleri ücret istiyoruz.

Sağlıklı yaşamanın ön şartı olan her kese güvenceli iş, güvenceli gelir ve sağlık hizmetine ulaşmanın önündeki bütün engellerin kaldırılmasını istiyoruz.

Üniversitelerdeki liyakat, hakkaniyet ve bilimsellik yerine, tek anlayışın hakim kılınmaya çalışıldığı bir süreç, biz çalışanları ve halkı mağdur edeceği gibi ülkemizin de dünyada hak ettiği konumu yakalayamamasına yol açacaktır. Üniversitelerin özerk, özgür, demokratik ve bilimselliği temel alan bir anlayışla yönetilmesini istiyoruz.

Sağlık hizmetini üreten biz sağlık çalışanları, Sağlıkta Dönüşüm Programının mağdurları olmak istemiyoruz. 4/b, 4/c, sözleşmeli, taşeron vb. statülerde adaletsiz ve güvencesiz işte çalışmak istemiyoruz. Emekliliğe dahi yansımayan, iş barışımızı tehdit eden performans uygulamasına mahkum olmak istemiyoruz.

Asistan arkadaşlarımızın yaşadığı mağduriyetlerin bir an önce düzeltilmesini

Hastalarımıza nitelikli sağlık hizmeti sunabilmek için bilgilerimizi güncelleme olanağı

Şiddete uğramadan, birlikte hizmet ürettiğimiz ekip arkadaşlarımızla barış içinde çalışmak

Geçim sıkıntısı çekmeyeceğimiz, insanca yaşayabileceğimiz ve emekliliğimize yansıyan bir ücret

Kendimize ve ailemize zaman ayırabileceğimiz bir çalışma düzeni

Beden ve ruh sağlığımızı korumak

İşten atılma kaygısı duymadan tam günlü çalışma düzeni istiyoruz.

.

SAĞLIK MESLEK ÖRGÜTLERİ PLATFORMU     19.04.2011

Comments are closed.